Sıcak havalarda kalp krizine dikkat!

0
2

Aşırı sıcak ve nemli günlerde, kalp krizi geçiren veya kalp ve damar hastalığı nedeni ile yaşamını yitirenlerin sayısı artış gösteriyor. Uzmanlar, aşırı sıcak dalgalarının yaşandığı günlerde özellikle yaşlı hastaların daha fazla etkilendiğini belirterek dikkatli olmalarını istedi.

KALP YETERSİZLİĞİNE ZEMİN HAZIRLAYABİLİR

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Onur Selçuk Göksel, yaz sıcaklarının yaşlıları ve kalp damar sistemi hastalarını nasıl etkilediğini anlattı. Prof. Dr. Göksel, kalp hastalarının genellikle tansiyon ilaçları veya idrar söktürücü ilaçları kullandıklarını belirterek “Bu nedenle yazın çok terlemeleri sonucu tuz ve su atacaklarından tuz kayıpları aşırı miktarda olmaktadır. Bu da halsizlik, bitkinlik ve kalp ritmi bozukluklarına neden olabilir. Özellikle bu ritim bozuklukları kalbin kan dolaşımını da etkilediklerinden, tuz ve sıvı kaybının neden olduğu kalp, böbrek ve diğer organlardan salgılanan hormonlar vücutta istenmeyen miktarda sıvı tutulmasına neden olarak kalp yetersizliğine zemin hazırlayabilir” dedi.

ISI KAYBINI AZALTMAYA VEYA ARTIRMAYA ÇALIŞIR
“Unutulmamalıdır ki vücut ısısını sabit tutan en önemli mekanizmalardan biri cildin kan dolaşımıdır” diyen Prof. Dr. Göksel, şunları söyledi: “Cildi besleyen damarlar soğukta büzüşerek, sıcakta ise genişleyerek vücuttaki ısı kaybını azaltmaya veya artırmaya çalışır. Bu durum kalbin daha fazla çalışmasını gerektirir. Kalp yetersizliği bulunan hastalarda kan akımının ağırlıklı olarak cilde yönlenmesi, hayati organlara olan kan akımının azalmasına yol açabilir. Bu durumlarda kalp hastalarında böbrek üstü bezi hormonlarının etkisiyle yüksek tansiyon da görülebiliyor. Kalp hastalarında kalp ve beyin damarlarında sessiz duran damar sertliğine bağlı “plak” adını verdiğimiz lezyonlar oluşabilir. Bu plaklar üzerine pıhtılar oturarak ölümle de sonuçlanabilecek kalp krizi veya beyin felci (inme) gibi durumlarla karşılaşabiliyoruz. “

KORONER KALP HASTALARI  AŞIRI SICAKLIKLARDAN KAÇINMALILAR

Kalp krizlerinin aşırı sıcak havalarda artış gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Göksel, şunlara dikkat çekti: “Bunun en önemli nedeni tuz ve elektrolit kaybına ek olarak kanın pıhtılaşma oranının artmasıdır. Aşırı sıcak ve nemli günlerde, kalp krizi geçiren veya kalp ve damar hastalığı nedeni ile yaşamını yitirenlerin sayısında artış gözlenmektedir. Aşırı sıcak dalgalarının yaşandığı yıllarda yapılan gözlemsel çalışmalarda özellikle yaşlı ve yandaş hastalıkları olan hastaların daha fazla etkilendiği görülmüştür. Bu nedenle yüksek tansiyon ve özellikle koroner kalp hastaları aşırı sıcaklardan kesinlikle kaçınmalılar. Güneşin dik konumda olmadığı sabah erken veya akşamüstü saatlerinde denize girmeliler ve bol bol su içmeliler. Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği öğle saatlerinde alkol alınmamalı, sık sık azar azar öğünler yenmelidir. Yağlı ve ağır gıdalardan kaçınılmalı, böylece kalp ve beynin ihtiyaç duyduğu kan akımı günün her saatinde vücutta dengeli dağılabilmesine olanak verilmelidir.”

 

BOL SU TÜKETMEYE ÖZEN GÖSTERİN

PROFDr. Göksel, nelere dikkat edilmesi gerektiğini ise şöyle sıraladı: “Özellikle bol sıvı alımı terlediklerinde kaybettikleri su miktarını geri kazandırmakta, vücut reaksiyonlarının şiddetini azaltmaktadır. Aksi takdirde ani tansiyon düşme veya yükselmeleri, böbrek fonksiyonlarında bozulmalar ortaya çıkarabilir. Sıcakta damar genişlemesi arttığından dolayı bazı tansiyon ilaçlarının bacakta ödem yapıcı etkisi artmaktadır. Böyle durumlarda biraz daha tuz alımı kısıtlanmalıdır. Çoğu hasta kan basıncındaki değişikliklerin farkına varamaz. Özellikle mevsim değişikliği dönemlerinde kan basıncındaki değişiklikleri daha yakından izlemekte yarar vardır. Bu nedenle, yüksek tansiyonu bulunan veya idrar söktürücü ilaç kullanan hastalarımız ilaç dozlarını hekimlerinin ayarlamaları için kontrollerini aksat- mamalılar.”

DENİZE KISA SÜRELİ ARALIKLARLA GİRİLMELİ

KALP ve damar sisteminde sorunları olan hastaların ve yaşlıların, güneşin dik geldiği ve günün en sıcak olduğu 11.00 – 15.00 saatleri arasında istirahat etmeleri gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Göksel, “Yürüyüş için sabah erken ya da güneşin batmak üzere olduğu saatleri tercih etmeliler. Yemek yedikten en az bir saat sonra denize, kısa süreli olarak girmeliler. Amacın, maratona hazırlanmak değil, kalp sağlığını korumak olduğu unutulmamalı” dedi.

Reklam Alanı